KADIN OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI: DI NAVA DUNIKAN DE


Avaşin Yorulmaz 

Pelda Bal


Kürt tiyatrosu adına sevindirici oyunlar sahneleniyor. 20 Şubat akşamı Batman'da Bahar Kültür Merkezi’nin bir çalışması olan  Di Nava Dunikan De (Tırnak İçinde)  adlı tek kişilik oyun Yılmaz Güney Sahnesi’nde gösterildi. 
Fewzî Bilge’nin yazdığı, Gıyasettin Şehir’in yönettiği ve Pelda Bal’ın oynadığı “Tırnak İçinde” İçerik açından ileride tartışma yaratabilecek bir oyun.  

OYUNUN HİKAYELERİ 
Oyunun hikayeleri dünyanın her hangi bir yerinden olabilir. Kadın olmak ve deli olmak neredeyse dünyanın her yerinde aynıdır. Oyunun belirli bir hikayesi yok, hikayeleri var. Hikayeden ziyade kadın olma ve deli olma durumu üzerine ilerliyor oyun. Belli bir zaman dili yok, en vahşi haliyle kapitalizmin hüküm sürdüğü  kent ya da feodalizmin hüküm sürdüğü bir köy, bir savaş cephesi, bodrum katında bir nezarethane… Oyunun dekoru da buna göre yapılmış, Antik Yunan mimarisini andıran sütunlar, bir Kürt köy evinin kapısı, istasyonda bir bank ve sokak lambası… 
Oyun delilik tartışmasıyla başlayıp sürüyor.  





















Batı’da
bir kadın mevcut olanın dışına çıktığında genelde psikiyatriye, Doğu da ise içine cin girdi diye din adamlarına götürülür. Verili olanın dışına çıkan bir kadının “Deli” ya da tıp dilinde “Şizofren” diye Psikiyatriye -modern görünse de- götürülmesi  öz itibariyle “cin” çıkarmadan pek farkı yoktur. 
Babası gözaltında katledilir ya da kaybedilir ve kendisi de gözaltına alınır. Devlet şiddeti her yerde evrenseldir. Gözaltına alınan ya da gözaltına yakınını kaybeden kadın Kürdistanlı, Afganlı, Iraklı savaşın hüküm sürdüğü herhangi bir yer olabilir. Curzio Malaparte’nın Kadınlar da Savaşı Yitirdi oyununda olduğu gibi savaşta asıl kaybedenler cephede ölenlerden ziyade cephe gerisindekilerdir. Kürdistan’da köyleri boşaltılan ve şehirlere göç etmek zorunda kalan insanların dramında en büyük kaybeden kadındır.  
Kadın, işsizdir. İş arar. İş ararken kadınların karşılaştığı zorlukları görürüz oyunda. 
Kadınlıktan kurtulup erkek gibi yaşamaya başlar. Kızlara laf atar, Kahveye gider, maç seyreder. Kahvede kimlik kontrolü yapılır. Kadın olduğu anlaşılmasın diye erkek kardeşinin kimlik bilgilerini verir, ancak kardeşi asker kaçağıdır. Askere götürülür. Kadının, erkeleri taklit edebilmesi askere kadardır. Askerlik en “erkek” kurumlardan biridir. Kadının “erkekliği” buraya kadar… 
Kadın kurtuluşu açılan kapıdan gelen ışıkta bulur. Dışa açılan kapının birçok yorumu olabilir, ama biz özgürlük diye biliyoruz. 

KADINLIK VE DELİLİK 
Zihni anlamada bir delilik durumu yoksa deli diye nitelendirilen herkse mevcut olanın dışına çıkmıştır. İlk devrim hareketleri, ilk buluşlar, ilk keşifler, ilk fikirler hep delilik ve çılgınlıkla sıfatlandırılmıştır. Mevcut olanın dışına çıkan kadın da toplum gözünde “Deli” dir. Oyunun ismi de buradan gelir. Aslından mevcut olanın dışına çıktığı için “Deli” denilmiştir, yani sözde ( tırnak içinde )bir deliliktir. 


Kadınlık da en az delilik kadar “kötü” bir durumdur. Çok az erkek (hatta hiç yok sanırım) keşke erkek doğmasaydım der, ama hemen hemen kadınların çoğu “keşke erkek doğsaydım” der. Erkeklik özgürlüktür ( gerçek anlamda değil tabi), erkek olunca daha fazla kendisi olabilecektir. Oyunda “Jinbûn û Dînbûn” ( Kadın olmak ile Deli Olmak ) benzerlikleri iyi bir şekilde verilmiş. 

EDITH PIAF VE SHANSON 
Pelda Bal’ın asıl oyunculuğu Edit Piaf’ın şansonunu söylerken daha belirginleşti. Her rolün hakkını verdi.  Şanson ilk bakışta “gereksiz”  ve ya “ öylesine” gibi durabilir, ama oyunun bütünlüğü açısından yerinde bir seçim olmuş. Edith Piaf, Doğulu ( Doğudaki kastım Kürt, Türk, Arap, Fars, Afgan, Beluc ) için Batılı bir sembol. Kadınlık açısından ise hayatı ve mücadelesiyle “iyi” bir örnek… Sokaklardan ve yoksulluktan gelip yükselmesi kolay olmamıştır. Edith Piaf Savaşı, yoksulluğu, erkek şiddetini, kadın olmanın zorluklarını yaşamıştır. Bu açıdan Edith Piaf’ın seçilmesi oyunun bütünlüğünü pekiştirmiştir. Aynı zamanda oyuna farklı bir hava katmıştır. 

 
Edit Piaf, La Vie En Rose

Fewzî Bilge, Tırnak İçinde oyunun kısa bir sürede yazmış. Metinin zenginliği açısından ayrıca değerlendirmek gerekir.  Metin sembolleri, kavram ve olguları tartışma olanağı sunuyor. 
Oyun genel itibariyle iyiydi. Metinin kısaltılmasından kaynaklı olarak kopukluklar vardı. İlk gösterim olması sebebiyle küçük aksaklıklar yaşandı, ama oyun rejisi ve ışığıyla başarılıydı. Işıkta gözaltı sahnesi için kırmızı yerine farklı sıcak bir renk kullanılsaydı daha yerinde olurdu görüşündeyim. Kurtuluşa açılan kapıdan gelen yeşil ışık yerine iki renk ( mavi ve yeşil) verilseydi daha iyi olabilirdi. 

Fewzî Bîlge


Pelda Bal’ın oyunculuktaki performansı çok iyiydi. Sanat adına ileride güzel yerlere gelebileceğini oyundaki performansıyla gösterdi. 
Yönetmen Gıyasettin Şehir ve Bahar Kültür Merkezi iyi emeklerinin sonucu başarılı ve güzel bir oyun sundu. 
KÜNYE 
TIRNAK İÇİNDE ( DI NAVA DUNIKAN DE ) 
Yazar: Fewzî Bîlge 
Yönetmen: Gıyasettin Şehir 
Oyuncu: Pelda Bal 
Dekor,Işık: Bahar Kültür Merkezi  
 21 Şubat 2013, Batman